bölme
Görünüm
Türkçe
[düzenle]Söyleniş
[düzenle]Ad
[düzenle]bölme (belirtme hâli bölmeyi, çoğulu bölmeler)


- bölmek işi.
- (odalar) Salon, oda, sofa vb. büyük bir yerden ayrılmış daha küçük yer.
- Ben o zamanlar malların istif edildiği imalathanenin üstündeki bölmede yatardım. Odam ne güzeldi.— Sait Faik ABASIYANIK, 1934, “İpekli Mendil”, Varlık, 19. sayı
- Büyük bir yeri, alanı küçük oda veya kısımlara ayıran ince duvar veya tahta perde.
- (halk ağzı, malzemeler) Kalın ağaç gövdesinden odun veya tekne yapmak için ayrılan tomruk
- (denizcilik) Gemilerin içinde, su baskını, yangın vb. durumlarda, ara kapılar kapandığında arızanın veya hasarın yayılmasını önlemek için kullanılan birbirlerinden ayrılmış yerler.
- (mantık) Cins kavramlarını tür, alt tür kavramlarına ayırma işi.
- (matematik) Bir sayının içinde başka bir sayının kaç defa bulunduğunu belirlemek için başvurulan işlem.
- "Bu bakımdan toplama işleminin düşünüldüğü her yerde bir bölme işleminden de söz etmek gerekir." - Utku Özmakas
Çekimleme
[düzenle]Türetilmiş Kavramlar
[düzenle]bölme işareti, bölme perdesi, kalanlı bölme, kalansız bölme, çam bölmesi