İçeriğe atla

ara

Vikisözlük sitesinden
Ayrıca bakınız: Ara

Dillerarası

[düzenle]

Kısaltma

[düzenle]

ara

  1. (ISO 639) Arapça için ISO 639-2 ve ISO 639-3 standartlarında tespit edilen uluslararası dil kodu.

Ek okumalar

[düzenle]
  • İngilizce Vikipedi'de ara

Türkçe

[düzenle]

Söyleniş

[düzenle]

ara (belirtme hâli arayı, çoğulu aralar)

Silah ile hedef arasında epey ara var. (1)
  1. İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık; çatlak, mesafe.
    • "Bazı bazı bir bisiklet, ufak bir otomobil aralarından geçiveriyor, ikisini birbirinden ayırıyordu." - Oktay Akbal
  2. (zaman) İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman; fasıla
  3. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi.
  4. (sosyoloji)
    • "Aralarında anası babası ile Binnaz'ın da bulunduğu on sekiz işçiydiler." - Necati Cumalı
  5. (sinema, tiyatro)Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre; antrakt.
  6. (spor) Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları.
  7. (spor, zaman) Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre.

Çekimleme

[düzenle]


Atasözleri

[düzenle]

bir söz ara bozar,bir söz ara düzer, el için yanma nare ara, örtük pazar ara bozar

Deyimler

[düzenle]

arada çıkarmak, arada kalmak, arada kaynamak, aradan çekilmek, aradan çıkarmak, aradan çıkmak, aradan kaldırmak, aradan sıyrılmak, araları limoni olmak, aralarına kara kedi girmek, aralarında dağlar kadar fark olmak, aralarındaki buzları eritmek, aralarından kara kedi geçmek, aralarından su sızmamak, araları şekerrenk olmak, araları serin olmak, aramızdan ayrılmak, arası açılmak, arası açık olmak, arası bozulmak, araları açılmak, araları açık olmak, araları bozulmak, arası geçmeden, arası hoş olmamak, arası iyi olmamak, arasına karışmak, aralarına karışmak, arasını açmak, arasını bozmak, aralarını açmak, aralarını bozmak, arasını bulmak, aralarını bulmak, arası olmamak, arası soğumak, ara vermeden, ara vermek, araya soğukluk girmek, aralarına soğukluk girmek, araya almak, araya girmek, araya gitmek, araya kaynayıp gitmek, araya koymak, araya vermek, arayı açmak, arayı soğutmak, arayı yapmak

Türetilmiş kavramlar

[düzenle]

ara ara, ara bağlantı, ara başlık, ara bezi, ara bono, arabozan, ara bozucu, ara bulma, ara bulucu, ara cümle, ara deniz, ara eleman, ara gazı, ara kablo, ara kapı, ara karar, ara kazanç, ara kesit, ara konakçı, ara mal, ara nağme, ara pası, ara seçim, ara sıcak, ara sınav, ara sıra, ara sokak, ara söz, ara tümce, ara yerde, ara yön, arayüz, arada bir, açık ara, bir ara, o ara, uzak ara, beşibirarada, bu arada, apış arası, çatı arası, devletler arası, devre arası, disiplinler arası, ekmek arası, gezegenler arası, gözeler arası, hafta arası, hücreler arası, kentler arası, kıtalar arası, kişiler arası, kulüpler arası, mahalle arası, memleketler arası, milletlerarası, okullar arası, öğle arası, satır arası, şehirler arası, tavan arası, toplumlar arası, uluslararası, ülkeler arası, üniversiteler arası, metinler arasılık

Çeviriler

[düzenle]
çeviriler

ara

  1. ar sözcüğünün yönelme tekil çekimi

Kaynakça

[düzenle]
  • Kubbealtı Lugatı'nda "ARA :"
  • Nişanyan Sözlük'te: ara.

Eylem

[düzenle]

ara

  1. aramak sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi

Azerice

[düzenle]

ara

  1. ara, aralık, orta, meyan
  2. ortam

Türkmence

[düzenle]

ara

  1. ara, aralık, orta, mesafe, meyan

Yorubaca

[düzenle]

ara

  1. beden

Zazaca

[düzenle]

ara n (çoğulu aray)

  1. (yiyecekler) kahvaltı